Yok Saydıklarımız

Her birey yaşamı hak eder. İster yaşlı, ister genç, ister engelli, ister eş, ister ana, ister baba…
Sorumluluk bazen alınır, bazen de verilir.
Bazen o kadar çok alırız ki yakınlarımızın sorumluluklarını ve görevlerini haklarını çalarcasına yok sayarak onları…
Halbuki herkes bir bireydir. Aynı zamanda dünyayı deneyimlemeye gelmiş bir ruhtur. Sen O üzülmesin o yorulmasın o yapamaz ben yaparım, diyerek ona iyilik mi yapıyorsun? O yük altında ezerek kendi ruhunu, yoksa kendini mi kandırıyorsun? Yok sayarak kendini ve hayallerini.
Belki de haklısın; büyüdüğün evde, yok saydı kendini annen veya baban; sen de onun gerçeğini model aldın kendince…
Bir bak bakalım aynaya mutlu musun? Mutlu musun tabi vicdanın rahat çünkü onu rahata kavuşturdun. Emin misin? Sen onun hayatının ipine kendini astın…
Çalıştın çabaladın belki de yaşlandın, layık görmedin mutluluğu kendine.
Peki, o mutlu mu belki de şunu diyordur. Şu babam her şeyime karışıyor. Adeta boğuyor beni..halbuki ben büyüdüm artık. Kendim yapmak istiyorum.
Bende yapabilmeyi, kendimi var saymayı gösterebilmeyi istiyorum. Ben bir bireyim… Seçme ve seçilme hakkına sahip olmak istiyorum.
Gerektiği zaman mutsuz olduğum ortamı terk etmek istiyorum. Çünkü ben bir bireyim sen katlandın diye bazı şeylere ben katlanmak istemiyorum. Artık inan büyüdüğüme yok sayma beni de kendini de…
Senden rica ediyorum; sorumluluklarımı öğret sonra da yapmama izin ver.
Çünkü bu yaşama hakkını bana ruhuma nefesi üfleyen O verdi.
Ve izin ver kendine; benim yüküm olmadan kendini yaşamaya…
Hayat yaşamaya değer.
Nefes ve Yaşam Koçu
Sema Özlem Atahan